YÖKDİL Sınavından Yüksek Puan Nasıl Alınır?

Değerli Zafer Hocam, sevgili arkadaşlar. Bu YÖKDİL ile ilgili yazıyı kaleme almamda etkili olan Zafer Hoca’mıza öncelikle teşekkür ediyorum. Kendisi sizler için özellikle ricada bulundu ve bende onu kırmayarak bu metni sizler için hazırlamaya karar verdim. Bu makalede sizlere İngilizce öğrenirken hangi aşamalardan geçtiğimden, nasıl zorluklarla karşılaştığımdan ve özellikle bu zorlukları bertaraf etmede hangi yöntemleri kullandığımdan bahsedeceğim.

a) Mevcut Durumum Neydi?

Arkadaşlar sınava hazırlık sürecini planlamadan önceki durumum en basit tabiriyle sıfırdı diyebilirim. Lisede görmüş olduğum İngilizce ağırlıklı eğitimde kulağımda aşina olan birkaç zayıf bilgi dışında İngilizce ile ilgili hiçbir temelim yoktu. Zaten bu nedenle özellikle temelimi oluşturabileceğim eğitim kurumları araştırmaya karar vermiştim.

b) Kurs Araştırmasını Nasıl Yaptım?

Hazırlanmaya karar verdiğim andan itibaren benim için en faydalı olabilecek kursları araştırmaya karar verdim. Öncelikle örgün kurumları araştırdım. Bulunduğum muhitteki kursların programlarının ve hazırlık sistemlerinin vasat olduğunu gördüm ve arkadaşlarımdan bu kurslara gidenlerinde başarısız olduğu yönünde haberler aldım. Sonrasında online eğitim programlarını araştırmaya başladım. Sektörde birkaç tane hoca olduğunu gördüm ve bu hocalar üzerine araştırmalarımı yoğunlaştırdım. Bu hocalarımızdan biride Zafer Hoca’ydı.

Zafer Hocanın eğitim programlarının temelden başladığını öğrendim ve yakın çevremle irtibata geçtim. Yüksek lisans arkadaşlarımdan bazılarına bu hususta sorular sordum. 3 arkadaşım online eğitim almıştı ve ikisi Zafer Hoca’nın eğitimlerine devam etmekteydi. Tamda şuanda olduğu gibi sınav sonuçlarının açıklandığı bir dönemdi ve iki arkadaşımın da başarılı olduğu haberini aldım. Bu durum beni mutlu etti ve Zafer Hoca ile irtibata geçmeye karar verdim.

Arkadaşlarımın puanlarına da burada yer vermek istiyorum: YÖKDİL Fenden giren arkadaşım 65, Sosyalden giren arkadaşım 71.25 puan almıştı. Zafer Hoca ile görüşmemizden sonra kendisi bana sistemi en ince ayrıntısına kadar anlattı. Sonrasında diğer hocalarla da görüşmelerim oldu. Tümünün eğitim sistemlerinin benzer ve farklılıkları vardı ancak kendi içimde analiz ettiğimde Zafer Hoca’nın eğitim sistemini daha çok beğendim ve kaydolmaya karar verdim.

c) Kayıt Süreci Nasıl Oldu?

www.zaferhoca.com.tr web sitesine girdim ve oradan öncelikle üyelik oluşturup aktivasyon yaptım. Daha sonrasında başlamakta olan Hibrit eğitim paketini seçip satın alma işlemini tamamladım. Kitaplarım 4 gün sonra adresime ulaşmıştı. Eğer şuanda değişmediyse 6 ciltlik bir kitap seti adresime gönderildi. Süreç içerisinde herhangi bir aksilik ile karşılaşmadım. Her şey sistematik olarak ilerliyordu. Daha sonrasında eğitimlerin başlayacağı tarihi heyecanla beklemeye başladım.

d) Çalışmaya Başlama ve Çalışmayı Öğrenme

Arkadaşlar bana sorarsanız süreç içinde en zor bölüm burasıdır. Çünkü tamamen yabancı olduğunuz bir deneyimi yaşamaya başlıyorsunuz. Beyniniz sürekli olarak sizi durdurmaya ve bu işi önemsizmiş gibi göstermeye çalışıyor. Akademik kariyerden bile bu yüzden vazgeçmeyi planlıyorsunuz ki bunu yapan birçok arkadaşım oldu. Ancak şunu özellikle belirtmeliyim ki Zafer Hoca burada çok önemli bir misyon üstleniyor ve bu işi başarabileceğinize ikna ediyor.

İngilizceyi öğrenmede bizi en çok zorlayan şey sanıyorum ki İngilizceyi öğrenmek değil nasıl çalışılacağını ve ne yapılacağını bilmemektir. İşte burada sistem ve sizi yönlendirenlerin çok büyük bir etkisi olmaktadır. Neyse bu kısmı daha fazla uzatmadan neler yaptığımıza değineyim. Öncelikle Isındırma programımız başladı. Bu programda Zafer Hoca bize 9 tane PDF kaynak verdi. Bu kaynakların içerisinde basit cümleler ve bu cümlelerde yer alan temel kelimeler vardı. Tabi öncesinde cümle nasıl kurulur ve cümle türleri gibi bazı konulara da yer verdi. Yaklaşık 2 haftalık süreçte bu çalışmaları yaptık.

Bu bölümde verilen ödevleri yaptım ve o kaynakları dersten önce çözdüm. Zafer Hocanın burada sürekli olarak üzerinde durduğu hususlardan birisi kelime defteri tutmamız ve düzenli tekrar yapmamızdı. Bende her ders bu işlemi düzenli olarak yapmaya başlamıştım. Başlangıçta yaptığımız bu çalışmalar biraz daha kolay olduğu için korkularım dağıldı ve daha keyif alarak çalışmaları yapmaya başladığımı hissettim.

e) Konuların işlenmesi ve Hazırlık Çalışmaları

Hazırlık programı başladıktan sonra artık bize gönderilen kitap setlerinden konuları bir bir işlemeye başladık. Burada dil nedir, sözcük türleri nelerdir, cümle nedir gibi konuları görünce tebessüm ettim ve bu kadar temelden alındığına çok memnun oldum. Aslında içimdeki ön yargı ve korku da bu aşamada iyice etkisini yitirmişti. Derken konular ardı ardına gelmeye başladı ve günlük olarak verilen ödevleri yapmaya devam ediyordum. Her bir konuyu basit veya zor konu olarak nitelemeden çalışıyordum.

Zafer Hoca konuları anlatırken o kadar basitleştiriyordu ki içimden bu kadar kolay olabilir mi acaba diye şüpheye düştüğüm oluyordu. Hatta kendisi belki bana kızabilir ama içimden bu kadar basit anlattığı için sınavda başarılı olamayabilir miyim diye geçirmiştim. 🙂 Daha sonra değerli hocamın tabiriyle adım adım ilerlemeye devam ettik. Verilen ödevlerdeki kaynaklar zorlaşıyor ve yoğunlaşıyordu. Süreç içerisinde en çok zorlandığım nokta makale çevirileriydi ancak en çok katkıyı da pekiştirme noktasında o çalışmaların verdiğine inanıyorum.

Zafer Hoca’ya sürekli olarak bu çalışmalarla ilgili olarak yakınıp durdum ve sabırla bana cevap vermeye devam etti. Dönem ortasına geldiğimizde Zamanlar, Modallar ve Edilgen Çatı gibi konuları bitirdiğimizi ve bu konuları en iyi şekilde öğrendiğimi farkettim. Kelime defterimin de 2000 kelimeye yaklaştığını ve çoğunu öğrenmiş olduğumu gördüm. Bu ilerlemeyi farketmem beni bir kat daha motive etti. Burada bir şeyi daha farkettim ki bu benim için dönüm noktasıdır.

Artık İngilizce çalışmaya alışmıştım ve ödevleri yaparken keyif almaya başlamıştım. Sanki artık ömrüm boyunca kaçtığım ve öğrenmemekte direndiğim İngilizceyi sevmeye başlamıştım. Bu hissiyatı düşünmek bile beni şaşırtıyordu. Konular ilerliyordu ve bende konuları öğrenmeye devam ediyordum. Bir yandan konuları kavrıyor bir yandan da verilen diğer etkinlikleri yapıyordum. Bu arada ödevlerin bazılarını yetiştiremediğimi görüyordum ve Zafer Hocadan daha spesifik programlar talep etmiştim.

Kendisi de sağ olsun bu noktada çok yardımcı oldu. Bu şekilde bir dönemin sonuna doğru yaklaşıyordum. Çalışmalar yoğunlaşıyor ve zorlaşıyordu. Sınav anının yaklaşıyor olması da bende kaygılara sebep olmaya başlamıştı. Acaba bu emeklerimin karşılığını alabilecek miyim diye düşünmeye başlamıştım.

f) Hedefim Neydi, Ne Aldım

Ortalama 5 ay süren bu çalışmada hedefim 65 puan almaktı. Girdiğim ilk sınavda 70 alarak bana göre çok güzel bir başarıya imza atmış oldum. Bu puan benim için hayallerimin ötesindeydi ve sonucuma defalarca baktım. Çok iyi çalıştım ancak bu çalışmayı inşaa eden ve yöneten Zafer Hoca idi. Bu noktada başarımı kendisine atfediyorum. İkinci girişimde ise sizlerin de bildiği gibi 98.75 puan alarak kariyerim için mükemmel olabilecek bir skora imza atım.

Bu bölümde ayrıca yaptığım çalışmaların süresine de değinmek istiyorum. Aslında sabit bir süre çalışmadım diyebilirim. Ancak ortalama bir süre belirtmek gerekirse 4 saat diyebilirim. Bazı günler 5-6 saati de buluyordu bazı günler ise 2-3 saat olabiliyordu. Ancak dönem sonuna geldiğimizde az çalıştığım gün huzursuzluk yaşadığımı farketmiştim. Hatta ve hatta İngilizce çalışmanın bağımlılık yaptığını gördüm. Buraya kadarki yazımda sizlere süreci kısaca özetlemek istedim. Diğer bölümlerde ise sizlere tavsiyeler sunmaya çalışacağım.

Karşılaşılan Zorluklar ve Tavsiyeler – Nasıl Çalışacağım?

Arkadaşlar süreç içerisinde birçok sıkıntılarda yaşadım. Bu zorlukları aşmada izlediğim yollardan bahsetmek istiyorum. Madde madde sıralamak istiyorum.

  1. Kelime Öğrenme
  2. Konunun Doğru Çalışılması
  3. Çeviri Çalışmaları
  4. Soru Çözümleri
1. Kelime Öğrenme

 Arkadaşlar süreç içerisinde en çok zorlandığım konulardan birisi kelime öğrenme konusuydu. Çünkü bana göre gelişimin en yavaş olduğu kısım kelime öğrenme. Üstelik öğrendiğinizi de farketmeniz zaman alıyor dolayısıyla bayağı yorucu diyebilirim. Şimdi kelime öğrenirken izlediğim stratejiden bahsedeyim öncelikle.

Günlük çalışmalarımı yaparken bilmediğimi farkettiğim kelimeleri düzenli olarak kelime defterime yazıyordum. Bu kelimeleri ise Zafer Hoca’nın bize söylediği gibi her gün, o gün içerisindeki karşılaştığımız kelimeleri birkaç kere okuyordum. Hafta sonları ise tüm kelimeleri baştan sona okuyordum. Ancak yine de istediğim gibi olmuyordu. Ben ilave olarak Zafer Hocanın tavsiyesi üzerine tombala metodunu ve resim çizme metodunu da uyguladım. Bu yöntemlerden de kısaca bahsedeyim.

Tombala Yöntemi: Kelimeler küçük kâğıtlara arkası Türkçesi önü İngilizcesi olacak şekilde yazılıyor. Ben 500 lük kelime grupları şekilde 5 defa yapmıştım. Daha sonra bu kelimeleri çantama veya cebime koyuyordum. Gün içerisinde bir avuç alıp hangi yüz elime geldiyse diğer yüzündeki karşılığını tahmin etmeye ve hatırlamaya çalışıyordum. Zahmetli bir yöntem olsa da çok faydasını gördüm.

Resim Çizme Yöntemi: Bu yöntem kelime defteri ile organize bir şekilde çalışıyor. Kelime defterini okurken öğrenmekte zorluk çektiğim ve tabiri caizse ayağıma dolaşan kelimeler için bu yöntemi uyguluyordum. Bu kelimelerin yanına o kelimeyi hatırlatacak bir resim çiziyordum ve resmi aklımda tutmaya gayret gösteriyordum. Öncelikle resmi görünce oradaki kelime ve onunla bağlantılı olarak da Türkçe karşılığı aklıma geliyordu. Bu şekilde de yaklaşık 250 kelimeyi öğrendim diyebilirim.

2. Konunun Doğru Çalışılması

Arkadaşlar bana sorarsanız bu bölüm de önemle üzerinde durulması gereken bir bölümdür. Çünkü konuyu tam anlamıyla öğrenemediğimizde daha sonrasında ayrıntılardan soru kaçırabilme durumu ortaya çıkabiliyor. Bu durumda da tekrar konuya dönmek ve tekrar etmek gerekiyor. Sonuç olarak zaman kaybı ikiye katlanıyor.

Ben konuları çalışırken öncelikle dinliyordum, sonrasında kitaptan aynı bölümleri hızlıca okuyup anladıklarımı not defterime aktarıyordum. Ama özet not şeklinde. Fazlası zaman kaybına neden oluyor. Yazarak çalışmak benim için biraz daha kalıcı oluyor. Kişiden kişiye bu durum değişiklik gösterebilir. İşlenen konu ile ilgili olarak kitapta verilen tüm etkinlikleri yapıyordum ve konuyu bitirdiğimde tam anlamıyla bittiğine inanıyordum. Aslında biraz garantici biriyim bu konuda. Bazı eksiklikler sonraki konuların içerisinde de giderilebiliyor. Bunu ilerleyen süreçte gördüm.

3. Çeviri Çalışmaları

Zafer Hoca’nın sisteminde bu hususta iki tür çalışma bulunuyor. Bir tanesi okuma çalışmaları, diğeri makale çevirileri. Okuma çalışmaları daha düşük seviyede ve eğlenceli, makaleler ise seviye olarak yüksek ve akademik oldukları için zordu. Benim için tüm etkinlikler içerisinde en zoru makale çevirileriydi diyebilirim.

Dönem başlarında bu etkinlikten dolayı Zafer Hoca’nın çokça başını ağrıtmıştım. Sabretmemi ve zorlansam bile yapmaya devam etmemi söylüyordu. Bende dediği şekilde yapmaya devam ettim. Bir makalenin 1 saat zamanımı aldığı günleri iyi hatırlıyorum. Bu çalışmalar sürerken çokça bilmediğim kelime çıkıyordu. Çeviri çalışmasını daha kolay yapabilmek için öncelikle pasajdaki bilmediğim kelimeleri sözlükten buluyordum daha sonra o kelimelerle birlikte çeviriyi yapıyordum. Ama sıkıntı burada bitmiyordu.

Akademik metinlerde kelimelerin farklı anlamları kullanılıyordu. Çeviriyi bitirdikten sonra birde bakıyordum ki ben elmayı tarif etmişim metin armudu tarif ediyormuş 🙂 . Daha sonra doğru çeviriye baktıktan sonra kelimelerin metin içindeki anlamlarını da alarak o şekilde kelime defterime aktarıyordum. Çalışmalar devam ettikçe kelimelerin akademik anlamları da kafama girmeye ve doğru çeviriler yapmaya başladım. Bu da inanın o kadar zevkli ki insanda alışkanlık yapıyor ve halen daha çeviri çalışması yapmak istiyorum. Zafer Hoca’nın tabiriyle sabırlı olun ve zorlansanız da çalışmaya devam edin. Durduğunuz anda veya vazgeçtiğiniz anda asla başarıya ulaşamazsınız.

4. Soru Çözümleri

Soru çözümleri sınav için önemli bir yer tutuyor. Dolayısıyla Zafer Hoca da eğitimleri içerisinde her dersin sonunda konu ile ilgili çıkmış soruların çözümünü yapıyordu. Ayrıca PDF kaynaklar halinde bize birçok soru bankaları ve çözümlü sorular vermişti. Bu soruları çözdüğümde teknik açıdan geliştiğimi hissettim. Sınava yakın bu çalışmalarımı yoğunlaştırdım. Diğer tavsiyelerim ile yazıma devam ediyorum…

Son Tavsiyelerim

Arkadaşlar şunu açıkça ifade etmeliyim ki başarılı olmamda sistemin, kaynakların ve düzenli çalışmamın yanında en önemli husus İngilizceyi sevmemdir. Zaman içerisinde İngilizceye olan sevgim arttıkça çalışma azmim arttı ve her geçen gün İngilizceyi hayatımın içerisinde daha çok dâhil ettim. Günlük konuşmalarda artık İngilizcesini de düşünüyordum. Nasıl çevirebilirim sorusu hayatımın her yanına yayılmıştı. Şuanda artık çeviri yapmadığım gün veya yabancı bir makale okumadığım gün benim için huzursuzluk yaratıyor.

Alanımla ilgili İngilizce makaleleri okuduğumda rahatlıyorum ve büyük keyif alıyorum. Zafer Hoca bu konu ile ilgili olarak bana şöyle bir şey söylemişti; “Eğer bir metni okuduğunuzda onu Türkçe olarak görüyorsanız bu iş bitmiştir.” Hakikaten de öyle oldu. Şuanda İngilizce metinleri gördüğümde Türkçe olarak okuyorum. Müthiş bir şey! İngilizceyi sevin, sabırlı olun ve çalışmaya devam edin. Bunları yapıyorsanız başarılı olmanız yakındır. Herkese esenlikler diliyorum. Umarım yazdıklarım sizlere yardımcı olabilir…

Meltem Sarıgül

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir