Almanya’da Yükseköğrenim — Neden?

20 yıl Kanada’da öğretim üyesi olarak çalışıp Türkiye’de döndükten sonra onlarca öğrenci ve veli bana Kanada’da yükseköğrenim hakkında sorular sordular. Bu sorular makul nedenlere dayalı idi: Kanada üniversiteleri kalite açısından ABD’nin iyi üniversiteleri ile karşılaştırılabilir durumda iken ücretleri daha düşük. Kanada’da eğitim alanların Kanada’da oturma ve çalışma izni alması oldukça kolay. Kanada yaşam kalitesi açısından dünyada en önde gelen ülkelerden. Fakat Türk öğrencilerin Kanada’da üniversite okuma planları son 10 yıl içinde iki nedenle epey zora girdi.

       1) Kanada’da devletin üniversitelere verdiği bütçe zaman içinde azaldı. Üniversiteler gelirlerinin daha fazlasını yabancı öğrencilerden çıkarma yoluna gittiler. (örneğin benim çalışmış olduğum Alberta eyaletinde son 10 yılda eğitim ücreti Kanadalılar için sadece %10 artarken yabancı öğrenciler için %24 arttı)

        2) 2009 yılında 1 Kanada doları 1,39 TL iken, şu anda 1 Kanada doları 4,39 TL.

Bu iki değişimin sonucu olarak Kanada üniversiteleri birçok öğrenci ailesinin bütçesini aştı: Örneğin gelecek yıl Kanada’nın en popüler (ve sıralamalarda en yukarıdaki) üniversitesi olan University of Toronto’da yabancı öğrenciler için 1 yıllık eğitim ücreti 50,000 Kanada dolarının (220,000 TL) üzerinde olacak. https://utsc.utoronto.ca/admissions/tuition-fees. 

Çeşitli nedenlerle çocuklarının yurt dışında okumasını isteyen aileler bu maliyetler karşısında daha düşük maliyetli alternatif arayışlarına girdiler. Bunun sonucu olarak da (ve belki de İstanbul Erkek Lisesi mezunu oldup Almanya’da epey zaman geçirdiğim bilindiğinden) bana son aylarda yurt dışında eğitim üzerine gelen soruların hedefi değişti: “Hocam Almanya’da üniversiteye nasıl gidebiliriz?” Bu yazıda kısaca bu soruya cevap vermeye çalışacağım.

Neden yükseköğrenim konusunda Almanya popüler?

Önemli bir saptama ile başlamak isterim: Almanya’daki üniversiteler dünyanın en iyilerinden değiller. Gerek en son THE, QS ve ARWU sıralamalarına, gerekse Top Universities ve US News & World Report sıralamalarına göre ilk 30 üniversite arasında hiç bir Alman üniversitesi yok. Öte yandan THE 2019 sıralamasında, ilk 100’de 8, ikinci 100’de ise tam 15 Alman üniversitesi bulunuyor. Özetle, en iyilerden olmasalar da, birçok Alman üniversitesi dünya sıralamalarında epey yukarılarda. Bunun nedeni oldukça zengin bir ülke olan Almanya’nın yükseköğrenim sisteminin neredeyse tümüyle devlet tarafından finanse ediliyor olması. Bu sistemde dünyada en iyilerden olmak için gereken milyarlarca dolarlık bütçeler pek bulunmamakla birlikte çok sayıda iyi devlet okulu var.

300 civarındaki Alman üniversitelerinin en iyilerinden iki örnek verelim. 1472’de kurulan Münih LMU’nun 20 fakültesinde %15’i yabancı olmak üzere 50,000’in üzerinde öğrenci var. Tarihte toplam 42 Nobel ödülü bulunan üniversitede 6,000 akademisyen var ve yıllık bütçesi 1,7 Milyar Euro.

1868’de kurulmuş olan bilim ve teknoloji odaklı Münih Teknik’in 3 kampüsündeki 15 bölümünde ise 7,000’e yakın akademisyen ve 41,000 öğrenci bulunuyor. Yıllık bütçesi 1,4 Milyar Euro olan TUM’un benim için iki ilginç özelliği, öğrencilerin neredeyse %30’unun yabancı olması, ve üniversitenin kendini “Girişimci Üniversite” olarak tanımlıyor olması. Almanya’nın en iyi iki üniversitesi olarak bilinen bu iki üniversite Münih’te bulunuyor. Fakat ülkede en çok sayıda üniversitenin olduğu şehir 14’ü özel olmak üzere 26 üniversite ile Berlin.

Dünyanın en iyi üniversiteleri başka ülkelerde olsa da, kalite/ücret oranı en iyi üniversiteler tartışmasız Almanya’da, çünkü (eğer dönemde alınan 350 Euroluk harcı saymazsak) yükseköğrenim Almanya’nın 16 eyaletinin 15’inde (yabancılara da) ücretsiz!

Alman üniversitelerinin yabancılar için artan popülerliğinin diğer nedenleri:

· Almanya zengin bir tarihe ve hareketli bir kültürel yaşama sahip.

· Avrupa’nın ortasında ve diğer ülkelere ulaşımı (öğrenci vizesi ile) çok kolay.

· Anglo-Sakson ülkeler ve Kuzey Avrupa ile kıyaslandığında yaşam maliyeti makul seviyede (özellikle Leipzig, Dresden ve Jena gibi eski Doğu Almanya şehirlerinde).

· Üniversiteler program açısından çok zenginler ve mezunlara tüm dünyada iş olanakları var.

· Birçok program Almanca olmakla birlikte yabancı öğrenciler için İngilizce programların sayısı artmakta.

· Akademik ve mesleki gelişime eşit değer veren Alman üniversite sistemi ve çok sayıda uzmanlık tercihi ile öğrencilerin eğitimlerini bireyselleştirmelerine izin veriyor.

· Gelişimini endüstri ve teknolojiye borçlu olan Almanya’da özellikle mühendislik ve bilişim teknolojileri eğitimi ileri düzeyde.

· Alman üniversitelerinin diplomalarına tüm dünyada değer veriliyor.

· Almanya’da yabancı öğrencilerin haftada 20 saate kadar çalışmalarına izin veriliyor ve böylece yabancılar hem yaşam maliyetlerine katkıda bulunabiliyor hem de değerli deneyimler elde ediyorlar.

· Almanya’da üniversiteyi bitiren öğrencilerin çoğu Almanya’da uzunca bir süre çalışma fırsatı buluyor.

Bu nedenlerden dolayı Almanya yabancı öğrenciler için en çekici Avrupa ülkesi olarak nitelendiriliyor ve Almanya’da 400,000’e yakın yabancı üniversite öğrencisi bulunuyor.

 

Almanya’nın yabancı öğrenci cennetine dönüşmesinin çok önemli bir yerel nedeni var: demografik değişim nedeniyle Alman üniversiteleri boşalmaya başladı! Yabancı öğrenciler sayesinde Almanya hem bu yıllarda üniversite sistemini dengede tutmaya hem de gelecek yıllarda ülkenin Avrupa’nın ekonomik liderliğini elinde tutmasına destek olacak yetenekleri ülkesine kazandırmaya çalışıyor. Çok yeni bir meclis kararı ile Almanya eğitimli göçmen sayısını artırma yoluna girdi. Özetle, Almanya’da üniversite eğitimi çekiciliğinin yanında aday öğrencilere gelecekte Almanya’da uzunca bir süre çalışma ve yaşama fırsatı da verebilir.

Bir sonraki yazımda Alman üniversite sistemini özetleyip Türk öğrencilerin nasıl Alman üniversitelerine girebileceklerini anlatmaya çalışacağım.

Kaynak:  Prof. Dr. Erhan Erkut  MEDİUM 
 

Almanya’da Yükseköğrenim — Neden?” için bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir