İstanbul Şehir Üniversitesi Akademisyenleri: Haksızlığa İtiraz Ediyoruz

Banka hesapları dondurulan İstanbul Şehir Üniversitesi ’nde çalışan akademisyenler bir kamuoyu açıklaması yaptı. Açıklamada, “En büyük zararı Türkiye’deki bilim ideali, üniversite fikri, yüksek eğitim kurumları ve toplum hayatının kendisi yaşayacak” denildi.

Aralarında Abdulhamit Kırmızı, Ergun Özbudun, Ferhat Kentel, Gökhan Çetinsaya, Manuel Knoll, Mehmet Boynukalın, Mesut Yeğen, Serap Yazıcı, Peyami Çelikcan, Hasan Kösebalaban ve Kahkaman Şakul’un da bulunduğu İstanbul Şehir Üniversitesi akademisyenleri bir kamuoyu açıklaması yayınlayarak üniversitenin içine düştüğü mali duruma “itiraz ettiklerini” söyledi.

Açıklamada, “Üniversitenin son bir aydır banka hesaplarına el konularak akademik hayata tehdit oluşturan ve idari yargı tasarrufuyla devam eden sürece, kısacası, üniversitemizin maruz kaldığı haksızlığa itiraz ediyoruz” denildi.

“Öğrencilerimiz üniversitedeki varlığımızın birincil anlamıdır”

Üniversitenin öğretim elemanlarının son 10 yıldır “özgür düşünce, bilimsel derinlik, sosyal ve kültürel açıdan dinamik kampüs yaşamı ile örnek ve gerçek bir ‘üniversite’ oluşturma çabasında” olduğunun belirtildiği açıklamada, “Biz, İstanbul Şehir Üniversitesi (ŞEHİR) öğretim elemanları, tüm çalışanlarımız ve öğrencilerimizle bir bütünüz. Öğrencilerimiz üniversitedeki varlığımızın birincil anlamıdır. Bu genç insanlara ve onların şahsiyetine herhangi bir hiyerarşik ilişki kurmaksızın, saygıyla yaklaşmayı ilke edindik. Sadece ezberletmek ve not aldırmakla uğraşmıyoruz; ‘derdimiz’, var olan kalıpların ötesinde düşünebilmelerini sağlamak ve onların donanımlı gençler olarak hayata hazırlamak” ifadeleri yer aldı. 
 

 

“En büyük zararı üniversite fikri, yüksek eğitim kurumları ve toplum hayatının kendisi yaşayacak”

“Kimseyi dışarıda bırakmayan ŞEHİR, HEPİMİZİN ortak ideali ve mekanıdır” denilen açıklama şöyle devam etti: 

Biz tek tek şahıslar olarak söz konusu süreçten kuşkusuz zarar görmekteyiz. Daha büyük zararı, ŞEHİR’de okumayı “tercih etmiş” öğrencilerimiz yaşamakta. Ancak öyle görünüyor ki, en büyük zararı Türkiye’deki bilim ideali, üniversite fikri, yüksek eğitim kurumları ve toplum hayatının kendisi yaşayacak. Her kesimin, irade sahibi herkesin bu meseleye sorumlulukla yaklaşmasını bekliyoruz.

 

Kaynak: Independent Türkçe

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir