Akademisyen Olmak İçin Yapılması Gerekenler

Akademisyen, bir disiplinde lisans eğitimi aldıktan sonra aynı veya farklı bir disiplinde lisan üstü eğitimi yaparak ihtisas kazanmış, bir üniversitede araştırma etkinlikleri yapan kişiye denir. Akademik kariyer kişiye çok fazla alan tanıyan, belirli bir işten fazlasını sunan, yalnızca “çalışmak” anlamına gelmeyen, aynı zamanda bir yaşam şekli ve düşünüş biçimi olan bir kariyer tipidir.

Akademisyenlerin başlıca faaliyetleri araştırma yapmak, bilimsel gelişmeleri incelemek, öğrencilere ders vermek, yaptığı çalışmaları bilimsel makaleler, konferanslar, sempozyumlar vb. yoluyla paylaşmaktır.

Akademisyenliğin ilk adımı lisans üstü eğitim almaktır. Lisans eğitimini alan kişi, sonrasında yüksek lisans (master) diploması almalıdır. Yüksek lisans eğitiminden sonra ise sırasıyla doktora, ve isteğe bağlı olarak post doktora yapılır. Yüksek lisans genellikle 1,5 – 3 yıl arasında, doktora ise 3,5 – 6 yıl arasında tamamlanır. Doktoradan sonra ilk önce yardımcı doçent ünvanı elde edilir. Ardından, doçent ve profesör olunur.

Yüksek lisansı ile doktorasını peş peşe yapıp uzatma sürelerini kullanmayan biri yaklaşık 6 yıl sonra yardımcı doçent olabilir. Doçentlik için yayınlanmış bir çalışma gerekir. Yayınla birlikte İngilizce ve bilim sınavlarına girilir. Bu sınavlar geçilirse doçent olmaya hak kazanılır. Çalışma hızına da bağlı olarak, yardımcı doçentlikten ortalama 3-4 yıl sonra doçent ünvanı elde edilir. Doçentlikten en az 5 yıl sonra da profesörlük alınır.

Yüksek lisans veya doktora eğitimi sırasında araştırma görevlisi olunabilir. İlan ve atamalar, üniversitelerin web sayfalarından, resmi gazeteden ve memurlar.net sitesinden takip edilebilir.

Akademisyenlik neden önemlidir?

Eğitim toplumu şekillendiren ve ülkenin geleceğini belirleyen faktörlerin başında gelir. Bu nedenle, akademisyenler de gerek ülkesinin ihtiyaç duyduğu insanların eğitimine katkıda bulunduğu, gerekse yaptığı çalışmalarla ülkesine ve dünyaya faydalı olduğu için çevresiyle fazla ilişkili, nüfuzlu ve önemli bir noktadadırlar.

Akademik etkinlikler, uluslararası nitelik taşıdıkları için, öğrencilerin, üniversitelerin, ülkelerin, kısacası tüm insanların birbirleriyle bağlantı noktasını oluştururlar.

Nasıl akademisyen olunur?

Lisans üstü eğitim almak, akademisyenliğin ilk adımıdır. Eğer Türkiye’de eğitim alacaksanız öncelikle öncelikle ALES ve ÜDS’ye (veya ÜDS’ye eş değer KPDS, TOEFL gibi diğer sınavlara) girmelisiniz. İstenen puan, üniversiteden üniversite değişir. Sınavlardan aldığınız puan ile lisans programınızdan mezun olduğunuzda aldığınız ortalama hesaplanır. Türkiye’deki birçok üniversite, yüksek lisans başvurusunda lisans not ortalamasının alt limitini 2.50 olarak belirlemiştir. Yine de, bu puan okuldan okula ve bölümden bölüme farklılık gösterebilir.

Söz konusu puanlarla birlikte, girmek istediğiniz üniversitenin kendi özel sınavından aldığınız sonuç da önemlidir. Başvuru tarihleri okuldan okula değişiklik gösterir. Genellikle yaz aylarında yapılan bu sınavlara dair detaylı bilgi üniversitelerin ilgili bölümlerinin web sitelerinden takip edilebilir.

Yurtdışında yüksek lisans veya doktora eğitimi almak istiyorsanız, ALES puanınızla Yurtdışı Lisansüstü Eğitim Seçme ve Yerleştirme (YLSY) sistemine başvurabilirsiniz. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen bu program öğrencileri devlet bursu ile yurtdışına gönderir. Programı bitirdikten sonra Türkiye’ye döndüğünüzde, yardımcı doçent olarak göreve başlayabilirsiniz.

Yüksek lisans veya doktora eğitimi sırasında araştırma görevlisi olmak isterseniz, Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı’na (ÖYP) başvurabilirsiniz. Yüksek Öğrenim Kurumu (YÖK) vasıtasıyla yaptığınız başvuru sonucunda, ALES ve yabancı dil puanınız ve lisans ortalamanız da hesaplanarak en yüksek puandan itibaren yerleştirmeniz yapılır.

Uzunca zamandır akademi haricinde bir profesyonel kariyer sürdürenlerin de akademisyen olma şansı vardır. Bu şans, belli alanlarda daha da artar. Örneğin, mimarlık, hukuk, tıp gibi alanlarda meslek sahibi insanlar da okutman/eğitmen olabilirler.

Akademisyen Olmak İsteyenlere Tavsiyeler

Alan seçin: Aynı anda birden fazla konuyla ilgilenebilmek pek kolay olmadığından ilginizin olduğu, üzerine yoğunlaşabileceğini düşündüğünüz tek bir alan seçmek çok önemlidir. Akademik kariyeriniz boyunca bu alanla ilgili yenilikleri takip edecek, bu alanın literatürüne hakim olacak, bu alanla ilgili çalışma üretecek ve bu konuda ders vereceksiniz. Bu nedenle alanınızı sevmeniz gerekir. Ömrünüzün önemli bir bölümünü sevmediğiniz bir konu ile geçirmeyi istemezsiniz.

Odak noktanızı belirleyin: Çalışırken, çalışma alanınıza ilginizi sağlam tutmanız önünüzdeki yolu daha kolay ve hızlı aşılır kılacaktır. Bu nedenle, odak noktanızı belirlemeli, amaç ve hedeflerinizi belirli aralıklarla yeniden düşünüp planladığınız yolda olup olmadığınızı kontrol etmelisiniz.

Çok okuyun: Akademisyen olmak için bol bol okumak, okumayı bir alışkanlık haline getirmek gerekir. Bunu yalnızca alanınızla ilgili okuma yapmak olarak algılamamalısınız. Klasiklerden tutun, güncel romanlara, gündemi takip edeceğiniz gazetelerden haftalık ve aylık dergilere kadar mümkün olduğunca çok okumalısınız. Bu yalnızca bilgi ve fikir sahibi olmanız için değil, aynı zamanda hızlı okuyup anlama, analiz ve sentez yapabilme, eleştirel düşünme gibi yeteneklerinizi de geliştirmek için önemlidir.

Kültürel aktivitelerde bulunun: Tabii ki okumak yetmez, tiyatro ve sinemayı da takip etmek önemlidir.

Ders çalışın: “Ders derste öğrenilir” sözü bazen gerçekten doğrudur. Kendinizi kitaplar ve internet sayesinde geliştirebileceğiniz pek çok konu olduğu gibi, derslere katılmadan öğrenemeyeceğiniz konular da vardır.

Yüksek notlar almaya bakın: Gerek lisans gerekse yüksek lisans not ortalamanız yüksek olmalı. Bunun için de derslerinize düzenli olarak devam etmeli, sınavlara planlı şekilde çalışmalısınız. Ezberci eğitimden ziyade, sahip olduğunuz bilgiyi kalıcı ve uygulanabilir kılacak diğer çalışma sistemlerine eğilmelisiniz.

Dile hakim olun: Akademik kariyer sahibi olmak isteyenler ana dillerini etkin olarak kullanabilmeli, dilbilgisi ve imla kurallarını bilmeli, zengin bir kelime dağarcığına sahip olmalıdır. Ancak sadece ana dilinize değil, İngilizce’ye ve bir başka yabancı dile daha hakim olmak analitik düşünme yeteneğinizi geliştirecektir. Aynı zamanda kendinizi daha iyi ifade etmenizi, iletişim becerilerinizi kuvvetlendirerek hedeflediğiniz konuma daha hızlı yükselmenizi sağlayacaktır.

Araştırın: Akademisyenliğin bir diğer adı da meraklı olmaktır. Bol bol araştırın, öğrenmek için hevesli olun. Basit bir örnek vermek gerekirse, yeni bir sözcük duyduğunuzda, kullanıldığı cümleye göre ne anlama geldiğini tahmin etmekle yetinmeyin, sözlüğü ve interneti de karıştırın, örnek cümlelere bakın.

Açık fikirli ve esnek olun: Akademisyenlik çok net sınırları ve çerçevesi olan bir iş değildir. Yeniliklere, yeni bakış açılarına ve farklı fikirlere açık olmalısınız. Bununla birlikte, kariyeriniz boyunca günün belirli saatlerinde belirli yerlerde olmayacaksınız. Bu nedenle esnek olmaya alışmalısınız. Ders ve çalışma saatleriniz standart bir işin saatlerine benzemeyecek. Ayrıca, sıkça kendinizi geliştirmeye veya öğrencilerinizle ilgilenmeye vakit ayıracaksınız,

Okurken çalışın: Yüksek lisans aşamasına geldiğinizde araştırma görevlisi olmak için başvuruda bulunun. Bir an önce kadroya girmeniz ve işinizi kaybetme riski olmadan çalışmalarınızı sürdürmeniz konsantrasyonunuzun devamını sağlar.

Bir akıl hocanız olsun: Başarılı, tercihen sizin alanınızda çalışmaları ve yayınları olan bir başka üniversite hocasından akıl almak her zaman işinize yarar. Daha önce sizinkine benzer yollardan geçmiş insanların tavsiyeleri sizin için aydınlatıcı olacaktır.

Ne istediğinizi bilin: Ne istediğinizi, aynı zamanda ne istemediğinizi bilmek, yolun başındayken istedikleriniz için yapabileceğiniz fedakarlıkları belirlemek faydanıza olacaktır. Akademisyenliğin, iş bulmak ve iş sahibi olmaktan çok öte olduğunu görmelisiniz. İş sahibi olmaktan çok bilim insanı olmanın peşinde olmalısınız.

Ahmet Doğan

Araştırmacı - EE Mühendisi İnsan Hakları Savunucusu

Akademisyen Olmak İçin Yapılması Gerekenler” için 3 yorum

  • 5 Şubat 2019 tarihinde, saat 01:58
    Permalink

    Its like yyou read my mind! You appear to know so mich about this, like you wrote the book in it orr something.
    I think tht you could do with some pics to drive the message home a bit, but other
    than that, this is wonderful blog. A fantastic read.
    I’ll ccertainly be back.

    Yanıtla
  • 7 Nisan 2019 tarihinde, saat 13:36
    Permalink

    Dear Bolu Avukat,

    You have some right point. The blog is still pretty young. And by the time it would be better. We need you support too 🙂 🙂

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir